Sinuzit hastalığının yol actığı komplikasyonlar burun bolgesinde de kendini gostermektedir. Trabzon Ozel Yıldızlıguven Hastanesi Kulak Burun Boğaz, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr.Dr. Ozcan Acuner herkesin merak ettiği "sunizit burun tıkanıklığı yapar mı" sorusuna yanıt verdi.

Mutenevvi nedenlerden kaynaklı olarak husule gelen sinuzit hastalığının yol actığı bircok belirti ve şikayet soz konusudur. Sinuzit hastalığı ile karşılaşan hastaların en buyuk şikayeti de burun tıkanıklığıdır. Peki, burun tıkanıklığı sinuzit hastalığından mı kaynaklanır? Trabzon Ozel Yıldızlıguven Hastanesi Kulak Burun Boğaz, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr.Dr. Ozcan Acuner, sinuzit ve burun tıkanıklığı hakkında merak edilenleri acıkladı.
Sinuzitin ilk ve en sık komplikasyonunun, iltihabın goz cukuru icine yayılması ve korluğe kadar gidebilen hastalıklardan olduğuna dikkat ceken Dr. Acuner, alınacak tedbirlerle hastalıktan korunmanın mumkun olabileceğini belirtti.
Burun cevresindeki kemiklerin icinde yer alan kemik boşluklarına sinus adı verildiğini anlatan Dr. Acuner, şoyle konuştu: “Bu boşlukların iltihaplanmasına da sinuzit adı verilir. Burunun hemen yan taraflarındaki ust cene kemiğinin icinde bulunan ve sinuslerin en buyuğu olan sinus maksiller sinustur. Sinuslerin burun icine acılan bu kucuk deliklerinin, herhangi bir sebep sonucu tıkanması ile sinuslerde enfeksiyon ve buna bağlı hastalık bulguları ortaya cıkar. Bu tıkanmanın nedeni;basit bir ust solunum yolu enfeksiyonunun uzaması olabileceği gibi burun alerjileri, burun icindeki kemik veya kıkırdak eğrilikleri,hatta burun icindeki et buyumeleri olabilir. Sinusler, her kişide farklı boyutlarda olduklarından sesin tipinin oluşmasında gorevleri olduğu gibi icleri hava ile dolu olduğundan kafanın ağırlığınında azaltılmasında da gorevlidirler. Asıl onemli gorevleri ise solunan havanın ısıtılıp nemlendirilmesi ve hergun belli oranda salgı yaparak havanın icindeki partikul ve zararlı organizmaların temizlenerek dışarı atılmasıdır”
Burun ve sinusler, bakteri ve viruslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bolgeler olduğunu belirten Dr. Acuner, sozlerini şoyle surdurdu: “Bu bolgelerde her zaman iltihaba yol acacak bakteri ve virus bulunur ancak normal calışan bir sinuste iltihap her zaman olmaz. Cunku, sinuslerin icini orten mukoza uzerinde mikroskobik olarak izlenebilen titrek tuyler vardır ve her zaman doğal deliklerine doğru bir akım sağlayarak kendilerini ve havayı temizler. Eğer sinusun normal calışmasına engel olacak bir durum varsa kolaylıkla sinus iltihabı (sinuzit) gelişir. Bakteri ve virus dışında nadiren de olsa mantarlar da iltihap yapar. Sinuzit en cok nezle, grip gibi ust solunum yolu enfeksiyonları sonrası gelişir. Bu tur enfeksiyonlarda sinuslerin burun icine acılan delikleri odem nedeniyle kapanır ve sinus salgıları burun icine boşalamaz. Ayrıca sinuslerin havalanması da bozulur. Bu durumda sinus icerisinde kolayca iltihap gelişir. Bunun dışında sinus ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik eğriliği, et buyumesi,yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinuzit gelişmesini kolaylaştırır. Vucut direnci başka sebeplerle duşuk olan kişiler daha kolay sinuzit gecirirler”
SİNUZİT BELİRTİLERİ
Sinuzit belirtileri hakkında uyarılarda bulunan Dr. Acuner, sozlerine şoyle devam etti: “Sinuzit genel olarak akut ve kronik (muzmin) olarak ikiye ayrılır. Akut sinuzit yeni oluşan sinuzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinuzit sinuslerde surekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi zordur. Akut ve kronik sinuzitin belirtileri biribirinden farklıdır. Akut sinuzitte hastayı en cok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinusun iltihaplandığına gore baş ağrısı, yuz ağrısı, goz cevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle one doğru eğilmekle ağrı artar.Yuzde, sinuse uyan bolgeye basmak veya vurmakla bu ağrı artar. Ayrıca, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, cene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, goz kapakları ve yuzde şişme gibi belirtiler olur. Yuzde şişlik ve goz altlarında morarma daha cok cocuklarda gorulen bir bulgudur. Oksuruk hem akut hem de kronik sinuzitin belirtisidir.
Kronik sinuzitte şikayetler daha uzun sureli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en cok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve oksuruk rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yuzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Kronik sinuziti olan hastalar bazen ataklar halinde oluşabilen akut donemler yaşayabilirler”
“Sinuzitli bir hastanın muayenesinde en cok gorulen bulgu, burun icinde iltihaplı akıntı, burun icini doşeyen mukozanın şişmesi ve normal pembelikten kanlanmanın artmasına bağlı olarak, daha koyu bir renk almasıdır” diyen Dr. Acuner, “Yine genizden arkaya doğru akıntı ve yuzde hassasiyettir. Bu gibi bulguların gorulduğu ve sinuzitten şuphelenilen hastalara uygun tetkikler yapılır. Ancak hastanın muayenesinde cok belirgin bir bulgu olmadan da sinuzit olabileceği akılda tutulmalıdır. Yine sinuzitli hastalarda doktor sıklıkla da burun icinde kemik veya kıkırdak eğrilikleri, burun icinde polip denilen et buyumeleri ve normalde burun icinde bulunan ve konka denen etlerin şişliklerini tesbit edebilir. Burun icindeki yapıların rengi ve akıntıların rengi ile kıvamı da doktora hastalık hakkında bilgi verir. Hatta son zamanlarda muayene yontemleri arasına giren endoskop denilen ve icinde bir ışık ve mercek bulunan ince cubuk şeklindeki aletlerle muayene doktorlara direkt goruş altında gorunemeyen burun icindeki girintili ve dar alanları gormeyi sağlayarak faydalı bilgiler verir”
KORLUĞE KADAR GİDEBİLEN TEHLİKE
İltihabın goz cukuru icine yayılmasının korluğe neden olabileceğine dikkat ceken Dr. Acuner, şoyle konuştu: “Sinuzitin ilk ve en sık komplikasyonu, iltihabın goz cukuru icine yayılması ve korluğe kadar gidebilen hastalıklarıdır. Boyle bir durumda ağrı goz icinde hissedilir.Gozde dışa doğru şişme ve goz etrafında morarma bulguları olabilir. Daha nadir komplikasyonlar;iltihabın beyin zarına veya beyin icine yayılarak abse oluşması, iltihabın sinus icinde abseleşmesi ve kemik iltihabı sayılabilir.
Bu tur durumlar oluştuğunda tedavi daha ciddi yapılmalıdır ve ilac tedavisiyle birlikte ameliyat gerektirir”
Alınacak bir takım tedbirlerle hastalıktan korunmanın mumkun olabileceğini belirten Dr. Acuner, şunları soyledi: “Hastaların sinuzit olmamak veya olunursa kolay tedavi edilebilmek icin dikkat edebilecekleri birkac şey vardır. Bunun icin soğukta kalmamak, sacların ıslak kalmaması, yaşadıkları ortamın nemi ve ısısının uygun olması, sigaranın dumanında dahi kalınmaması, alerjiye yol acabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalınması gibi onlem alınabilir. Ust solunum yollarının nezle veya grip gibi virutik enfeksiyonların da uzun surmesi durumunda daha ciddi tedavilere baş vurmakta hastalığın uzayıp bir sinus enfeksiyonuna donmesini engelleyebilir.”