Oyuna başlarken ilk olarak zorluk seceneği seciyoruz. Aslına bakarsanız bunu pek cok oyunda yapıyoruz ama bu oyunun zorluğu biraz farklı. Bu konuya incelemenin ilerleyen noktalarında değineceğiz.

Spider-Man’e başladığınız andan itibaren gerek oynanışıyla gerek ara sahneleriyle kısaca her yonuyle sizi atmosferinin icine ceken bir hava hakim. Bunu daha ilk acılış sahnelerinden anlamak mumkun. Genellikle ara sahneler ve oyun arası gecişler oldukca yumuşak tasarlanmış. Yani anlık gecişler değil de ara sahne devam ederken bir noktada kontrolun size bırakılması ve oynanışa gecmeniz şeklinde.


İnceleme esnasında oyunu PlayStation 4 Pro uzerinde 4K ve HDR desteği ile oynadık ve şunu soyleyebilirim ki şehirde gezinmeye başladığınız andan itibaren yaşayan bir dunyanın icerisine girdiğinizi hissediyorsunuz. Bunun en temel nedenleri hem oyun dunyasının doluluğu hem de gorsel yonden oldukca etkileyici bir yapımla karşı karşıya olmamız.

Oyun mekanikleri ve dovuş sistemi gibi detaylara gecmeden once şunu belirtmek gerekir ki bu oyunda karşılaşacağınız hikaye gecmişte deneyim ettiğiniz Spider-Man dunyasına dair hikayelerden farklı, kendine has bir işleyişe ve zorluğa sahip.

Bu noktada, başlangıcta da belirttiğim zorluk detayını biraz acalım isterseniz. Evet, duşmanlarla karşılaştığınız ilk andan itibaren cok seri hareketler sergilemeniz mumkun. Ancak olayın bununla sınırlı olmadığını ve daha kompleks bir yapıya burunduğunu oyun ilerledikce goruyorsunuz. Oyunu ortalama zorluk derecesi olan Amazing seceneğinde oynarken bile duşmanların sizi orta seviye zorluk icin fazlasıyla yıprattığını gormeniz mumkun. Eğer ki gunumuz oyunlarının oyuncuya fazla yardım ettiğini ve bu kolaylığın oyun keyfini baltaladığını duşunenlerdenseniz Spider-Man’de duşmanların arasına dalmak sizin icin oldukca keyifli olacaktır.



Coğu birbirine benzer hamleler yapsa da duşmanlarınızın gercekten acıması yok. Ozellikle oyun alanının karambole donduğu anlarda atakları savuşturmak adına oldukca konsantre olmanız lazım. Baktınız olmuyor, erkekliğin 10’da 9’u kacmak diyerek mekandan topuklayabilirsiniz. Kimse neden gittin demez. Sonucta yer seviyesine indiğinizde halk icin bir kahramansınız ama eğer işler yolunda gidiyorsa hele bir de Focus Bar’ınız dolmuşsa, işte o zaman bitirici hamlelerle birlikte duşmanlarınızın sonunu daha alternatif yollarla getirebiliyorsunuz. Bu sıralarda giren ara sahne ve ağır cekimler de oldukca keyifli. Ayrıca etraftaki ceşitli nesneleri veya duşmanlar tarafından atılan bombaları L1+R1 kombinasyonuyla yakalayıp kendi kafalarında patlatabilirsiniz.

Boss dovuşlerine de ayrı bir parantez acmak gerekir. Onlar da gayet zorlayıcı ve uzun soluklu kapışmalara sahne oluyor ve başardığınızı anladığınız o ara sahne girdiğinde derin bir nefes cekiyorsunuz. Karakterinize ve ozel yeteneklerinize olan hakimiyetiniz işin puf noktası ama bossların da hic acıması yok. O yuzden coğu zaman kacak dovuşmek tek care oluyor.

Buraya ikinci bir parantez daha acmak istiyorum o da kapışmalara dair dikkatimi ceken bir detay icin. Ne zaman ki bir karambolun ortasında veya boss mucadelesinde başarısız olsam, 2. denemede sanki zorluk seviyesi aşağı cekilmişcesine kolay bitirdim. Yani 2-3 dakika boyunca ecel terleri dokturen duşmanlar ikinci denemelerimin her seferinde 1 dakikadan kısa bir surede yerle bir oldular. Parantezi kapatalım.



Gorevlerde ilerledikce kazandığınız yetenek puanlarıyla kahramanınızı 3 farklı alanda geliştirebiliyorsunuz ve bu geliştirmeler sonrasında ilgili tuşlara basarak kombo hareketler veya rakip ataklarını savuşturmaya yonelik hamleler yapabiliyorsunuz.

Ayrıca gorevler sırasında kazandığınız token puanlarıyla farklı kostumlerin kilidini acabiliyorsunuz. Bu kostumlerin kendilerine has ve sonradan eklenebilir bazı ozellikleri bulunuyor. Bu sayede oynanış mekanikleri de tek duze olmaktan cıkıyor ve zaten yaparken keyif aldığınız hareketler bu sayede ceşitleniyor.

Eğer catıya bacaya ağ atmak yerine halkın arasına karışırsanız oldukca dinamik ve etkileşim halinde olan bir şehirle karşılaşıyorsunuz. Sizi goren insanlar selam veriyor, hayranlıklarını dile getiriyor, fotoğrafınızı cekiyor, kısaca sizinle oldukca ilgililer. Bu da oyunda kendinizi gercek bir super kahraman olarak hissetmenizi sağlıyor.



Kalabalıklardan uzaklaşıp tekrar yukselecek olursak şehirde gezinmek oldukca keyifli. Başlangıcta biraz alışmak gerekiyor ama sonrasında o binadan oburune, oradan diğerine ağ ata ata gezinmek son derece keyifli. Zaten oynanış sırasında en cok yapacağımız şey bu. Bunun da keyifli olması kritik bir oneme sahip ve Spider-Man bunu başarmış. Yani bazen gorev yapmak icin değil de sırf şehirde gezinmek icin ağ atasınız geliyor. Yuksek bir binanın tepesine cıktığınızda da Manhattın’ın etkileyici manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Kısacası şehir, yerden goğe kadar guzel olmuş.

Şehrin belli bolgelerinde etkileşime gecebileceğiniz bazı noktalar bulunuyor. Bu noktaları aktif ederek oyun haritası uzerindeki hakimiyetinizi arttırırken aynı zamanda bu sinyaller sayesinde yakınlardaki soygun vb. aktivitelerden de haberdar olabiliyorsunuz. Taramayı aktif etmek icin R3 tuşunu kullanmanız yeterli. Bu, aynı zamanda kıyafet ozelliğine gore kapışma halinde olduğunuz duşmanların yerini tespit etmede de kullanılabiliyor. Ayrıca şehrin ceşitli noktalarında Peter Parker’ın cantaları mevcut. Bunları da yine bu tarama yontemiyle bulup token puanınızı arttırabilirsiniz.



Peter Parker demişken, kontrollerimizde olan tek şey Spider-Man değil. Bazı durumlarda da kostumumuzu cıkarıp Peter Parker olarak ceşitli gorevlerde yer alıyoruz. Bunların bazıları laboratuvar ortamındaki ceşitli mini oyunlar şeklinde oyuncuya sunulmuş. Bu mini oyunlar bazı ozellikleri aktive etmeniz acısından onem taşıyor. Oyun boyunca kontrol edeceğiniz karakterler bununla sınırlı değil ama bazı şeyleri de oynayıp gormeniz acısından bu konuda fazla detaya girmiyorum.

Sesler, ozellikle de muzikler oldukca yerli yerinde ve atmosferi tamamlar nitelikte. Bununla birlikte gorevlerin ilerleyiş şekli ve oyunun anlatım tarzı, oyuncuyu kendine bağlamayı başarıyor. İster Spider-Man hayranı olun, ister sadece oyuncu olun, yabancılık cekmeyeceğiniz, hele ki bu dunyaya hakimseniz dikkatinizi cekecek guzel detayların bulunduğu, kısacası bilen bilmeyen herkese kendini oynattırabilecek bir oyunla karşı karşıya olduğumuzu soyleyebilirim.



Toparlayacak olursak, en kısa ozetiyle Spider-Man, olmuş. Kimi zaman kucucuk havalandırma deliklerinde surunduğunuz, kimi zaman Manhattın’ın ucsuz bucaksız semalarında suzulduğunuz, sadece gorsel yonu ve atmosferiyle değil, dopdolu, yaşayan ve etkileşim icinde olabildiğiniz dunyası, zorlayıcı yapısı ve oynarken icinizden “bu oyuna emek harcanmış, belli” dediğiniz o hissiyatı vermesiyle ki bu hissiyat her oyuna nasip olmaz; Spider-Man kesinlikle bu yılın dikkat cekici oyunlarından biri olmuş.

Nisan’da cıkış yapan God of War ve Ekim ayında cıkış yapacak olan Red Dead Redemption 2’yi goz onune alırsak şahsen Spider-Man yılın oyunu icin 1 numaralı adayım değil. Ancak adını bu oyunlarla anmamız da aslında oyunun başarısını ortaya koyuyor.

Bu videomuzda Insomniac Games’in Marvel’s Spider-Man oyununu inceledik. Bir başka videoda goruşmek uzere herkese iyi oyunlar.